Elektronik Nedir ?

Doğada bulunan 109 elementten bazılarının atomlarının son yörüngelerinde (valans yörünge) bulunan eksi (-) yüklü elektronların hareketlerinden (davranışlarından) yararlanarak çeşitli donanımları yapma bilimine elektronik denir.
Başka bir tanım ise şu şekildedir: Elektronik, serbest elektron hareketinin denetimini konu edinen bilim dalıdır.
20. yüzyıl elektronik teknolojisinin atılıma geçtiği çağ olmuştur. 21. yüzyıl ise yaşantımızın her diliminin elektronik düzeneklerle donandığı bir asır olacaktır. Elektronik bilim dalı hemen hemen bütün bilim dallarıyla içiçe geçmiş durumdadır. 1920'li yıllarda uygulamaya girmeye başlayan ilk elektronik devreler lâmbalıydı. (Lâmbalı devre elemanı: Havası boşaltılmış elektron lâmbasıdır.)
1950'li yıllardan sonra ise transistörlü elektronik devreler kullanılmaya başlandı.
1960'lı yılların ortalarından sonra ise, transistörlerin yerine küçük ama çok işlevli devre elemanları, yani entegreler ön plâna çıktı. Entegre (tümleşik devre, yonga, chip) olarak adlandırdığımız elemanlar, devrelerin yapısını basitleştirmekte, çalışma hızını artırmakta ve doğru çalışmayı sağlamaktadır.
Günümüzde elektronik, çok çeşitli dallara (endüstriyel elektronik, görüntü sistemleri, tıp elektroniği, dijital elektronik, iletişim, güvenlik...) ayrılabilecek duruma gelmiştir.
Ancak elektronik temelde, iki kısımda incelenebilir:
I. Analog (örneksel) elektronik
II. Dijital (sayısal) elektronik
Şekil 1 : Analog sinyal
Şekil 2 : Dijital Sinyal
Analog temelli devrelerde sinyalin değişimi şekil 1'de görüldüğü gibi küçük zaman aralıklarında olmaktadır. Yani, her an sinyalin değerleri farklıdır ve sonsuz sayıda ara değerler söz konusudur. Dijital özellikli devrelerde gerilimin yavaş değişmesi, ona bağlı olarak devre akımının yavaş değişimi söz konusu olamaz. Dijital yapılı devrelerin sinyallerinde şekil 2'de görüldüğü gibi iki durum söz konusudur. Yani devreden akım geçmekte ya da geçmemektedir. Anlatımlarda akımın geçme anı 1 ile, geçmeme anı ise 0 ile gösterilir. Sonuç olarak analog devreler ölçüp örnekler, dijital devreler ise sayar.

DİRENÇ RENK KODLARI


Dirençlerin kullanım alanları

aslında dirençler en basitiyle en sık rastlanan kullanımı diğer bir elemanı koruma işidir. bu basit
kullanım tüm devrelerde karşımıza çıkar. en bariz örneği şudurki, bir led yakılacak olan ortamda ledin üzerindeb fazla akım geçmemesi için ve bozulmaması için led önüne seri bir direnç bağlar ve bu sayede ledi aşırı
akımdan korumuş oluruz.

fakat dirençler akımı yada gerilimi sabitlemek gibi bir amaç için kullanılmazlar. gerilimin belli bir değeri geçmemesini istediğimiz durumlarda bu işi zener diyotları kullanarak yaparız.
bildiğimiz gibi dirençler akıma karşı direnen elemandır. dirençleri genelde devreden geçen akımı sınırlandırmak istediğimiz yerlerde kullanırız.

Direnç devreye paralel bağlandığında akım bölünür, seri bağlandığında ise
gerilim bölünür.

bunun dışında dirençler bazı devrelerde akım dalgalanmalarını absorbe etmek
içinde kullanırlar.
Telli Dirençlerin kullanım alanları:
Yüksek akım gerektiren devrelerde ve özelliklede Güç Kaynağı devrelerinde,
karbon dirençlerin kaldıramayacağı yüksek Watt'lı cihazların yapımında
kullanılırlar. Tellerin çift katlı sarılmasıyla endüksiyon etkisi
kaldırılabildiğinden yüksek frekans devrelerinde tercih edilir. Küçük
güçlülerde ısınmayla direnci değişmediğinden ölçü aletlerinin ayarında
etalon (örnek) direnç kullanılır.

Reostanın başlıca kullanım alanları:

Laboratuarlarda etalon direnç olarak, yani direnç değerlerinin
ayarlanmasında ve köprü metodunda direnç ölçümlerinde, değişken direnç
gerektiren devre deneylerinde, örneğin diyot ve transistor karakteristik
eğrileri çıkarılırken giriş, çıkış gerilim ve akımlarının değiştirilmesinde
ve benzeri değişken direnç gerektiren pek çok işlemde kullanılır.

Film dirençlerin kullanıldığı yerler:

Film dirençler toleransı en küçük olan dirençlerdir. Yani, istenilen değer
tam tutturulabilmektedir. yüksek akımda bile değeri pek değişmemektedir.
Bu yüzden film dirençler, hassas direnç gerektiren elektronik devrelerde
çok kullanılan bir direnç türüdür.
Potansiyometrelerin başlıca kullanım alanları:Ön ayar için Genel amaçlı kontrol için İnce ayarlı kontrol için

Direnç ve Ölçümleri


Yapısı : Dirençler elektronik devrelerin vazgeçilmez elemanlarıdır. Yaptıkları iş ise devre içinde kullanılan diğer aktif elemanlara uygun gerilimi temin etmektir. Elektronik devreler sabit bir gerilim ile çalışır ancak devrede kullanılan elemanların ayarlı dirençlerdir. Bunun yanında bazı özel dirençler de vardır (Foto direnç, Termistör). Bunlar daha sonra açıklanacaktır. Dirençlerin değerleri OHM ile ölçülür ve sembolüde W şeklinde gösterilir. Direncin değeri büyüdükce Kiloohm (KW) veya Megaohm (MW) olarak ölçülmeye başlanır. Bir direncin değerinin ne olduğu üzerine doğrudan yazılabileceği gibi en çok kullanılan yöntem olan renk kodları ile üzerine kodlanabilirde. Doğrudan değeri üzerine yazılmış bir direncin değerini okumak çok kolaydır ancak renk kodları ile kodlanmış bir direnci okumak için renk kodlarının anlamlarını bilmek gerekir. Genellikle dirençler üzerinde 4 veya 5 adet renk bandı bulunur. Bu renkler direnç üzerine kodlanırken renkler direncin bir tarafına daha yakın olarak yerleştirilir. Değer okuması yaparkende renk bandının kenara en yakın olanından başlamak gerekir. Aşağıdaki şekiller 4 ve 5 renk ile kodlanmış bir direncin görüntüsünü vermektedir. 5 renkli dirençlerde ise 1, 2 ve 3 ncü bantlar sayıyı 4 ncü bant çarpanı ve 5 nci bant ise toleransı verir. 5 bantlı dirençler genellikle daha hassas değerlere sahip dirençlerdir ve özel devreler için imal edilirler. Aşağıdaki tabloda ise renklerin rakamsal karşılıkları verilmiştir. Dirençlerde tolerans değeri olarak kullanılan renk kodları o direncin hassasiyetini verir. Örneğin tolerans değeri olarak gümüş rengi kullanılmış ise o direnç +/- %10 toleransa sahiptir ve üzerine kodlanan değerin %10 üzeri veya %10 altında olabilir demektir. Tolerans renginden hemen önce gelen renk kodu ise çarpan değerini verir. Bu değer kendisinden önce gelen sayı renk kodlarının çarpılacağı değeri verir. Çarpan renk kodundan önce gelen bütün renk kodları ise sayı değeridir. Bu renklerin karşılık geldiği rakamlar yan yana konur ve çarpan rengi ile çarpılarak direncin değeri bulunur. Sağlamlık Kontrolü : Eğer bir direncin sağlamlığında şüphe ediyorsanız veya üzerindeki değeri okuyamıyorsanız bu direnci ohm metrenin uygun konumunda uçların yönü farketmeksizin bağlarsanız ölçü aleti direncin değerini size gösterecektir. Direnç değeri küçüldükçe ohm metrede de düşük konum kullanılmalıdır. hepsi farklı gerilimlere ihtiyaç duyarlar. İşte bu anda dirençler devreye girer. Tüm devre içinde her eleman için farklı gerilimler kullanmak yerine uygun dirençler kullanılarak her elemana gereken gerilim dirençler üzerinde düşürülerek temin edilir. Dirençler yapımında kullanılan malzemeye göre ikiye ayrılır. Karbon dirençler ve Telli dirençler. Yine bu iki tip kendi arasında ikiye ayrılır. Bunlar sabit dirençler ve


Osilaskobun önemi ve kullanım alanları
Elektriksel değerleri görünür hâle getiren osilaskoplar, elektronik cihaz onarımcıları, devre tasarımcıları ve îmalâtçılar tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Örneğin karmaşık elektronik devrelere sahip, TV, video, kamera gibi aygıtların onarımı yapılırken osilâskop büyük kolaylık sağlar. Bu cihazları üreten firmaların sunduğu devre şemalarında belirli noktalarda olması gereken sinyalin şekli gösterilmiştir. Teknisyen, kontrollerini yaparken şemadaki sinyal ile ölçtüğü sinyali karşılaştırarak arızanın niteliğini belirler.

ELEKTRİK NEDİR ?


Elektrik iki türdür.Statik elektrik ve Dinamik elektrik.Yaklaşık 2000 yıl kadar önce,Yunanlı bilgin Thales Kehribarın kumaş parçasına sürtülmesi ile küçük kıvılcımlar çıkardığını görmüştü. Statik elektrik ilk kez bu şekilde gözlemlendi.Statik elektrik durgun, pratik olarak iş yapmayan elektrik türüdür, kontrolsüz bir enerji şeklidir ve zaman zaman boşalmalar yapar.Yağmurlu havalarda bulutlar pozitif yüklü statik elektrikle dolarlar, yeryüzü negatif elektrik yüklü olduğu için, yüksek yerlerden bulutlara elektrik atlar buna yıldırım adı verilir. Eğer bu elektrik atlaması buluttan buluta ise o zaman şimşek adını alır. Statik elektriğe; saçımıza sürdüğümüz tarakta, arabadan indiğimizde tuttuğumuz kapı kolunda, televizyon ekranınına elimizi sürdüğümüzde de rastlarız. Statik elektrik elde etmek için yapılan araca Van De Graaf jeneratörü adı verilir bu jeneratörle 20 milyon volt kadar statik elektrik elde edilebilir.
İkinci elektrik türü Dinamik,yani hareketli elektriktir. Bu elektrik kaynakları elektron devinimi sağlarlar. Elektronlar negatif kutuptan pozitif kutba doğru hareket ederler.Dinamik elektrik iki tipdir.
1-) D.C. Direct Current kelimelerinin kısaltılmışıdır.
2-) A.C. Alternatif Current kelimelerinin kısaltılmışıdır.
D.C. elektrik kaynağı hepimizin çok iyi bildiği piller,akümülatörler ve dinamolardır.Piller ve Akümülatörler kimyasal reaksiyonlardan elektrik enerjisi üretirler,akümülatörler ve pillerin bazı tipleri tekrar doldurulabilir ve tekrar tekrar kullanılabilirler.Nikel Kadmiyum piller, Nikel Metal Hidrit piller bu tip pillerdendir .Akümülatörlerin esası sülfürik asit içindeki kurşunun kimyasal reaksiyonudur. Dinamo ise tersine çalışan bir motor dur denilebilir. Kuvvetli bir manyetik alanda dönen bir sargının (bobin) üzerinde elektrik akımı oluşması esasına dayanır.
Düz akım denmesinin nedeni burada ki elektriğin bir volt zaman grafiğinde düz bir yol izlemesi nedeni iledir,yani bu elektrik çeşidinin voltajı zamanla değişmez.
A.C. Alternatörler vasıtası ile elde edilen elektrik çeşididir. Alternatörleri döndürmek için ise, barajlarda su, elektrik santrallarında çeşitli yakıtlar kullanılır.
A.C. denmesinin nedeni bu çeşit elektriğin zamanla yön değiştirmesidir.
A.C. nin özelliği transformatör denen aygıtlarla voltajın yükseltilebilmesi veya düşürülebilmesidir.
Voltajın yükseltilebilmesi nedeni ile uzak mesafelere daha az kayıpla gönderilen bu çeşit elektrik günlük hayatta en çok kullandığımız elektrik çeşididir.
Doğru akım kaynaklarında + ve - kutuplar olduğu halde, alternatif akımda kutuplar yoktur.

ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİSİ ALANI VE DALLARININ MESLEK TANIMLARI


SEKTÖR ELEKTRİK VE ENERJİ, ELEKTRONİK VE OTOMASYON
ALAN
ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİSİ
ALANIN TANIMI
Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanı altında yer alan dalların yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen alandır.

ALANIN AMACI
Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanı altında yer alan mesleklerde, sektörün ihtiyaçları, bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda gerekli olan mesleki yeterlikleri kazanmış nitelikli meslek elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır.

DAL PROGRAMLARI, TANIMLARI VE AMAÇLARI
1. BOBİNAJ

Tanımı : Bobinajcının sahip olması gereken elektrik motorlarının bakımı, onarımı ve transformatörlerin imalatını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı : Çeşitli, elektrik motorlarının bakım onarımını yapma ve transformatörlerin imalatını yapma yeterliklerine sahip meslek elemanları yetiştirmek.



2. BÜRO MAKİNELERİ TEKNİK SERVİSİ

Tanımı : Büro makineleri teknik servisi elemanının sahip olması gereken, fotokopi, priport, faks makineleri, nokta vuruşlu yazıcı, yazarkasa, yazıcı, para sayma vb. cihazlar kullanma, elektrik-elektronik, mekanik arızalarını tespit etme ve onarımını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı : Büro makinelerinin kullanımını, bakımını ve her türlü arızasını bulup hatasız onarabilme yeterliklerine sahip meslek elemanları yetiştirmek.



3. ELEKTRİK TESİSATLARI VE PANO MONTÖRLÜĞÜ

Tanımı : Elektrik tesisatları ve pano monitörlüğü meslek elemanının sahip olması gereken, bina içi ve dışı elektrik tesisatının ve tüm elektrik panolarının kurulumunu ve bakım onarımını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı : Elektrik-elektronik sektöründe; bina içi ve dışı elektrik tesisatının ve tüm elektrik panolarının kurulumunu ve bakım onarımını yapabilecek yeterliklere sahip meslek elemanları yetiştirmek.

4. ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ TEKNİK SERVİSİ

Tanımı: Elektrikli ev aletleri teknik servis elemanının sahip olması gereken, ev ve iş yerlerinde; soğutma, ısıtma, pişirme, temizlik, kişisel bakım cihazlarının bakım, onarım ve montajını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Soğutma, ısıtma, pişirme, temizlik, kişisel bakım cihazlarının bakım, onarım ve montajına yapma yeterliklerine sahip teknik elemanlar yetiştirmek.



5. ELEKTROMEKANİK TAŞIYICILAR BAKIM ONARIM

Tanımı : Elektromekanik taşıyıcılar bakım ve onarım elemanının sahip olması gereken, canlı, cansız materyali kapalı ya da açık alanda düşey, yatay veya eğimli olarak taşıyabilen asansör, yürüyen merdiven, yürüyen yol ve vincin emniyetli ve sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlama yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Elektrik-elektronik sektöründe her tür canlı, cansız materyali kapalı ya da açık alanda düşey, yatay veya eğimli olarak taşıyabilen asansör, yürüyen merdiven, yürüyen yol ve vincin emniyetli ve işlemesini sağlayacak, bakım ve onarımını yapabilecek yeterliklere sahip meslek elemanları yetiştirmek.



6. ENDÜSTRİYEL BAKIM ONARIM

Tanımı : Endüstriyel bakım ve onarım elemanının sahip olması gereken, fabrika, atölye vb. işletmelerdeki sistemlerin bakım ve onarımını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Fabrika, atölye vb. işletmelerdeki elektrik elektronik sistemlerin bakım ve onarımına ilişkin işlemleri, yapma yeterliklerine sahip nitelikli meslek elemanları yetiştirmek.



7. GÖRÜNTÜ VE SES SİSTEMLERİ

Tanımı: Görüntü ve ses sistemleri servis elemanın sahip olması gereken, ışıklandırma sistemlerinin kurulum, bakım ve onarım işlemlerini yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Görüntü ve ses sistemleri ile ışıklandırma sistemlerinin kurulum, bakım ve onarım işlemleri için gerekli mesleki yeterliklere sahip teknik elemanları yetiştirmek.





8. GÜVENLİK SİSTEMLERİ

Tanımı : Güvenlik sistemleri servis elemanının sahip olması gereken, yangın algılama, CCTV (kapalı devre güvenlik sistemleri), soygun alarm, geçiş kontrol sistemleri ile ilgili tüm işlemleri yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Binalara ait yangın algılama, CCTV (kapalı devre güvenlik sistemleri), soygun ihbar, geçiş kontrol sistemleri tesisi, kurulum, bakım ve onarımına ilişkin işlemleri yapma yeterliklerine sahip nitelikli meslek elemanları yetiştirmek.



9. HABERLEŞME SİSTEMLERİ

Tanımı: Haberleşme sistemleri servis elemanının sahip olması gereken, mobil iletişim cihazları, telli haberleşme sistemleri, uydu ve yerel anten sistemlerinin bakım ve onarımını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Elektrik-elektronik sektörünün haberleşme sistemleri dalında ihtiyaç duyulan yeterliklere sahip kalifiye teknik elemanlar yetiştirmek.



10. OTOMASYON SİSTEMLERİ

Tanımı : Otomasyon sistemleri servis elemanının sahip olması gereken, otomatik kumanda, hidrolik- pnomatik, PLC , servo motor, robot kolları, mikro denetleyici ve scada sistemlerinin bakım ve onarımını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Elektrik-elektronik sektöründe, otomasyon sistemlerinin bakım ve onarımını yapma yeterliklerine sahip nitelikli teknik elemanlar yetiştirmek.



11. YÜKSEK GERİLİM SİSTEMLERİ

Tanımı: Yüksek gerilim sistemleri servis elemanının sahip olması gereken, yüksek gerilim tesislerinin, iletim, dağıtım ve koruma sistemlerinin kurulumu ve bakım onarımını yapma yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.

Amacı: Elektrik-elektronik sektöründe yüksek gerilim sistemlerinin güvenli ve emniyetli bir biçimde kurulum, bakım ve onarımını yapabilecek yeterliklere sahip nitelikli meslek elemanları yetiştirmek.

Kondansatör ve Ölçümleri

Yapısı :

Kondansatörler yapı itibarı ile iki iletken plaka arasına bir yalıtkan maddenin konulması ile oluşan devre elemanlarıdır. Kullanılan yalıtkan maddenin türüne göre (hava, mika, seramik vb.) kondansatör isim alır. Devrelerde genellikle filtre elemanı olarak veya şarj ve deşarj özelliği kullanılır. Alternatif akımları doğru akıma çevirmek için kullanılan hayati elemanlardan biridir. AC akımın pozitif anında şarj olur, AC akımın sıfıra düştüğü ve negatif anında ise üzerindeki yükü kulanarak bu farkı kapatır ve çıkışta diğer devre elemanlarınında (diyot vs.) yardımı ile DC akım elde edilir.

Ölçüm birimi Farat'tır ve Mikrofarat (mF), Pikofarat (pF), Nanofarat (nF) gibi alt katları vardır. Genellikle mikrofarat ile gösterilen türleri elektrolitik kondansatör olarak adlandırılır ve artı,eksi kutuplarına sahiptir. Uygun voltajda ve yönde bir gerilim uygulanırsa bu değere şarj olur ve üzerinde tutar. Değeri ne kadar yüksek olursa o kadar uzun süreli bir şarja sahip olur. Pikofarat ve nanofarat değerliler ise genellikle artı-eksi kutupları bulunmaz. Bunlara mercimek kondansatör denilmektedir. Şekil itibarı ile bir mercimeği andırır.

Kondansatörlerin değerleri çoğunlukla üzerine doğrudan yazılır. Renk kodu kullanılan kondansatörlerde vardır ancak bu renk kodları dirençlerde olduğu gibi bir standarda sahip olmadığından burada vermiyorum.

Elektrolitik kondansatörlerde değer açık bir şekile üzerine yazılır. 100 Mfd gibi. Ayrıca hangi ucun artı hangi ucun eksi olduğuda açık bir şekilde belirtilir. Bunlarında yanında yine anlaşılır bir şekilde maximum kaç volt ile çalışabileceğide yazılmaktadır.

Mercimek kondansatörlerde ise bazı rakam kodlamaları kullanılır. Üzerinde 104, 472, 223 152 gibi değerler olan kondansatörlerde ilk iki rakam dirençlerde olduğu gibi sayıyı son rakam ise çarpanı verir. Çıkan sonuç pF'dır. 104 = 10 x 104 = 100.000 pF = 100nF olarak bulunur.

Bazılarında ise 4n7, 3p3, 100n gibi değerler yazılır. Buradaki harfler kondansatörün birimini verir. p = Pikofarat, n = Nanofarat gibi. 100n = 100 nF. Eğer bu harfler rakamların arasına yazılmış ise o zaman bu harf hem birimini hemde ondalık değere sahip olduğunu gösterir. 8n2 = 8.2 nF gibi.

Bir diğer kodlama türüde .47, .068, .0056 gibi kodlamalardır. Burada sayıların baş tarafında bulunan nokta (.) işareti ondalık değer taşır ve gerçekte .47 = 0.47 anlamındadır. Çıkan değer mF'dır. .0056 = 0.0056 mF = 5.6 nF olarak okunur.

Kondansatörlerde de aynen dirençlerde olduğu gibi seri ve paralel bağlantı durumu vardır. Ancak burada hesaplamalar dirençlere göre tam ters olarak yapılır. Yani seri bağlı kondansatörler paralel bağlı dirençleri gibi hesaplanırken, paralel bağlı kondansatörler seri bağlı dirençler gibi hesaplanır. Paralel bağlı kondansatörlerde sonuç tüm kondansatörlerin değerlerinin toplanması ile bulunur.

FPRIVATE "TYPE=PICT;ALT="

Yandaki resimde artı-eksi yön farkı bulunmayan bir kondasatör ile artı ve eksi yönlere sahip bir elektrolitik kondansatörün devre çizimlerinde kullanılan sembolleri görülmektedir.

a

Sağlamlık Kontrolü :

Elektrolitik kondansatörler ohm metre ile pek hassas olmasada ölçülebilirler. Ohm metrenin ölçü uçları kondansatörün uçlarına rastgele bağlanır. Bu durumda ohm metrenin ibresi önce aniden yükselir daha sonra yavaş yavaş düşmeye başlar. Uçlar ters çevirildiğinde de aynı şekilde olmalıdır. Büyük değerli kondansatörler (470 mF'dan büyük olanlar) ohm metrenin X1 kademesinde, küçük değerli kondansatörler ise (470 mF'dan küçük olanlar) ohm metrenin daha yüksek kademelerinde ölçülürse daha iyi sonuç alınır. Eğer ölçü aleti hiç sapmıyorsa veya saptıktan sonra yerinde kalıyorsa kondansatör arızalıdır. Eğer kondansatörde bir sızıntı varsa yani kısmen arızalı ise ibre sapar fakat düşmeye başladığında tam sıfıra kadar inmez belli bir yerde kalır. Bu durumda bu kondansatör pek güvenilir değil demektir.

BOBİNLER


ıÜüBOBİNLER Endüktans: Endüktans, akym de?i?imine kar?y koyma özelli?ine denir. Her iletkenin bir endüktansy oldu?undan bütün devrelerde az veya çok endüktif etki görülür. fakat genel anlamda endüktans olayy bobinler için dü?ünülür. Bobinin endüktansy di?er bazy faktörlerle birlikte sarym sayysynyn karesiyle do?u oantyly olarak artar. Nüve olarak manyetik ve manyetik olmayan malzemeler kullanylyr. Nüvenin büyüklü?ü ve sarym sayysy bobinin endüktansyny etkiler. manyetik nüve kullanylmy? bobinin endüktansy, hava hava nüveli bobine göre çok büyüktür. nüvenin çapynyn büyük olmasyyla endüktans de?eri artar. bobin boyu ile de endüktans ters orantylydyr. Bobin etrafyndaki manyetik alanyn sürekli artyp azalyp bobinin endüktansy ile ilgilidir. Uygulanan gerilim genlik ve yönünün de?i?imi ile olu?an manyetik alan, bobin üzerinde bir gerilim indükler. Bu gerilim zyt E.M.K. adyny alyr ve uygulanan gerilime ters yöndedir. Endüktif etki; manyetik alanyn, uygulanan gerilimin yön ve genli?inin de?i?ken olmasy sebebiyle görülür. Bu etkinin görülmesi için bobine AC gerilim uygulanmasy gerekir. DC gerilimin yön ve genli?i de?i?meyece?inden bobinde endüktif etki görülmez. Endüktans birimi HENRY'dir. 1 henri; bir bobinde 1 saniyede 1 amperlik akymy de?i?imi 1 voltluk zyt E.M.K. indükliyorsa o bobinin endüktansy 1 HENRY'dir. henri büyük bir de?er oldu?undan askatlary olan milihenri ve mikrohenri kullanylyr. Bobin elektrik ve elektronik devrelerde geni? olarak kullanylyr. Bobinler sabit ve de?i?ken oalrak yapylyrlar. ?ok filtresi, empedans elemany, kuplaj elemany olarak elektronikte ayryca rezonans devrelerinde ayar elemany, faz kaydyrma elemany olarak kullanylyr. Yapty?ymyz açyklamalary özetleyecek olursak; 1. Bobin,v elektrik akymyndaki ani de?i?imlere kar?y koyma özelli?ine sahiptir. 2. Bobin DC'de çaly?yrken sadece omik direnç gösterir. 3. Bobinler elektrik enerjisini manyetik alan ?eklinde depolarlar.

Transistör ve Ölçümleri

Yapısı :

Transistörler PNP ve NPN olmak üzere iki çeşittir. Emiter, Kollektör ve Beyz olmak üzere 3 adet bağlantı ucu vardır. En çok kullanılan yarı iletken devre elemanıdır ve devrelerde bir anahtar görevi görür. PNP transistörlerde kollektör eksi (-), Emiter artı (+) ve beyz ucuda emitere göre eksi (-), kollektöre göre artı (+) polarize alır. NPN tipinde ise durum tam tersidir.

Transistörler birbirlerini tetikleyecek şekilde bağlandığında akım kazancı elde edebilen devre elemanlarıdır.

Röleler


Yapısı :

Röleler düşük akımlar ile çalışan elektromanyetik bir anahtardır. Üzerinde bulunan elektromanyetik bobine rölenin türüne uygun olarak bir gerilim uygulandığında bobin mıknatıs özelliği kazanır ve karşısında duran metal bir paleti kendine doğru çekerek bir veya daha fazla kontağı birbirine irtibatlayarak bir anahtar görevi yapar.

Tristör ve Triyak'ların imal edilmesinden sonra popülerliğini kaybeden röleler yinede bir çok alanda hala kullanılmaktadır. Tristör ve triyak'lara göre tek avantajı tek bir bünye içinde birden fazla anahtar kontağına sahip olabildiği için birden fazla yükü aynı anda açabilir veya kapatabilir hatta aynı anda bazı yükleri açıp bazıların kapatabilir. Bu işlem tamamen rölenin kontaklarının dizaynı ile ilişkilidir.

Dezavantajları ise daha fazladır. Öncelikle mekanik olarak çalıştığı için daha çabuk arıza yapar. Kontaklar sürekli birbirine irtibatlanıp açıldığı için oluşan elektrik atlamaları zamanla kontakların oksitlenmesine ve iletimini kaybetmesine neden olur. İletime geçme süresi tristör ve triyak'lara oranla daha uzundur. Ayrıca kontakların çekilip bırakılması sırasında çıkardıkları sesler pek hoş değildir.

Diod ve Ölçümleri

Yapısı :

Diod'lar bir yönde akım geçiren diğer yönde akımı geçirmeyen devre elemanlarıdır. Anot ve Katot uçlarına sahiptir. Her zaman Anoduna artı (+), Katoduna eksi (-) gerilim verildiğinde iletime geçer, tersi durumda yalıtkandır. Bu özelliğinden dolayı AC gerilimi DC gerilime çevirmek için kondansatörler ile beraber kullanılan bir elemandır.

Diod'ların yapı malzemeleri Germanyum veya Silisyumdur. Silisyum diod'lar doğru yönde bağlandığı taktirde 0.6 volt civarında iletime geçerler geriye kalan gerilimi doğrudan üzerinden geçirir. Germanyum diod'lar ise 0.3-0.3 volt civarında iletime geçer. Ac gerilimi DC gerilime çevirmek için silisyum diod kullanılır.

Ayrıca voltaj ayarlamalarında kullanılan zener diod'lar vardır ki bu diod'lar sabit bir voltaj değerinden fazlasını üzerinden geçirmez. Bu şekilde sabit ve kararlı bir gerilime ihtiyaç duyan cihazlara gerekli gerilimi vermek amacıyla zener diod'lar ile regüle devreleri yapılır.

Diod'ların değerleri doğrudan üzerlerine yazılır. Zener diod'larda sabit voltaj değeri yazılırken diğer diod'larda diod'un modeli yazılır. Mesela bir zener diod üzerinde 2v7 yazıyorsa bu 2.7V bir zener diod anlamına gelir. Diğer diod'larda ise 1N4001, 1N4148 gibi diod'un modeli yazılır. Genellikle katot ucuna yakın tarafa bir çizgi konularak anot katot uçlarının kolay bulunması sağlanır.

Yandaki resimde sırası ile normal bir diod ve zener diodun devre şemalarında kullanılan sembolü görülmektedir. Her iki diodunda sağ tarafta kalan uçları katot uçlarıdır.

Sağlamlık Kontrolü :

Diod'lar iki amaçla ölçülür birincisi diodun sağlam olup olmadığını anlamak için ikincisi ise uçları belli olmayan diodun anot ve katot uçlarını tespit etmek için. Ölçü aletinin ohm metre konumunda kırmızı uç diodun bir ucuna siyah uç diğer ucuna bağlanır. Bu durumda eğer ohm metre düşük direnç gösteriyorsa ölçü aletinin uçları ters çevirilerek bağlandığında yüksek direnç göstermelidir. Eğer bu şekilde bir ölçüm yaptıysanız diod sağlamdır ve düşük direnç okunan durumda kırmızı ucun bağlı olduğu yer diodun anot ucudur. Eğer her iki durumda da düşük direnç veya yüksek direnç okunuyorsa diod arızalıdır

BASKI DEVRE ÇIKARTMA

Elektronik cihazlar, bakır plaket üzerine monte edilen elektronik elemanlardan meydana gelirler. Elektronik devre şemaları, baskı devre şemalarına dönüştürülecek bakır plakaya aktarılır. Bu işleme baskı devre çıkarma tekniği denir.

Yani devreyi oluşturan devre elemanlarının bir araya getirilerek belirli bir düzene getirilmesidir. Bu üretimi hızlandırır, maliyeti düşürür ve cihazların daha küçük olmasına ( az yer kaplaması ) sebep olur. Bu işlem yapılırken devrenin şeması yani hangi devre elemanının hangi pin ( bacak ) 'in nere bağlanacağı planlanır. Daha sonra board tabir edilen baskı görünüşü çizilir ve bu baskı görünüşünden yararlanılarak baskı devre çıkarılır. Günümüzde baskı devre çıkartma yöntemi üç şekildedir. Basit bir işlem için kalem tekniği, orta düzey için pozitif 20 tekniği, gelişmiş ve seri üretimler, fabrikasyonlar için serigrafi tekniği kullanılır.

KALEMLE ÇİZME:

Baskı devrelerde kalem ile baskı devre yapılacağı zaman aşağıdaki malzemeler kullanılır;

* Bakır plaket
* Baskı devre kalemi
* Perhidrol
* Tuz ruhu
* Testere
* Yüksel devirli küçük matkap



Baskı devre çıkartılacağı zaman aşağıdaki yollar incelenir;

1- Devrede kullanılacak elemanlar temin edilir. Elemanların boyutları önemlidir. Bu kağıt üzerindeki ölçümlendirmelidir. Çünkü çıkartılacak baskı devrede bir devre elemanın gerçek boyutundan küçük veya büyük olarak çıkartılırsa kullanılacak devre elemanı büyük yada küçük gelecektir. Ve baskı devreye monte edilemeyecektir.

2- Kağıda hatlar birbirini kesmeyecek şekilde baskı devre şeması çizilmelidir. Aksi takdirde saçma sapan bir tasarım çizmiş olursunuz devrede çizilen yanlış bağlantılar kısa devrelere sebebiyet vererek çalışmayan bir devre tasarlayıp ve baskı devresini çıkarmış olacaksınız. Böyle bir durumda emekleriniz boşa gidecektir. Çalışan bir şeyler yapmak istiyorsanız çizimlerinize dikkat etmelisiniz.

3- Baskı devre şeması kullanılacak elemanların ayak ölçülerine göre en küçük hale getirilip elemanlar baskı devresinin üzerine yerleştirilip malzemeler plaket üzerine yerleştirilir.Baskı devrenin alt görünüşü ve üst görünüşü olmak üzere iki durum söz konusudur. Bu durumda çizimlerde de dikkat edilmelidir. Örneğin bir entegrenin önden görünüşü 1 nolu pinine karşılık gelirken arka görünüşünde son numaralı pini olur ve entegreyi doğru monte etmeniz söz konusu değildir. Yine yanlış bir devre tasarlamış olursunuz. Sanırım bu durumda gene çalışan bir tasarım söz konusu değildir.

4- Üçüncü maddedeki bir durumla karşılamamak için , yerleştirme planının tersi başka bir kağıda çizilir.Çizimin tersi aynen kopya edilir ve tersi elde edilmiş olunur.

5- Tasarlanacak devrede istenilen plaka boyutu ölçülerek testere ile kesilerek istenilen board ( plaka ) elde edilir.

6- Bakır plaka temizleyici madde ile çok iyi bir şekilde temizlenir. Bol su ile yıkandıktan sonra durulayıp kurutulur. Buradaki temizleme işleminin yararı bakır yolar üzerindeki oksitlenmeyi önlemektir.

7- Kağıtta çizili olan baskı devre şemasını karbon kağıt ile bakır plakete aktarılır. Bakır plaket üzerine çizilen baskı devre şemasını baskı devre kalemiyle düzgünce çizilir. Bu aşamasa tasarlanan devre bakır plaka üzerine kopya edilmiş olunur.

8- Bakır plaketin girebileceği büyüklükte bir kaba bir perhidrol kapağı ölçekte perhidrol, dört perhidrol kapağı ölçekte de tuz ruhu karıştırınız. Böylece bize lazım olan bakırı eritecek ama baskı devre kaleminin mürekkebini eritmeyecek eriğik asit elde edilmiş olunur. Daha açıkçası tuzruhunun asidik özelliği yüksektir eğer sade tuzruhuna atarsak plaka üzerinde hiç bir bakır kalmayacaktır yani bize gerekli yollarda erimiş olacaktır. Perhidrol kullanarak tuzruhunun asidik özelliğini indirgemektir ( düşürmek ) . Bu karışımı deneme yanılma yöntemiyle de ne kadar tuzruhuna ne kadar perhidrol kullanılacağını bulabilirsiniz.

9- Plaketi, hazırladığınız eriğin içerisine atınız. Çizilen hatların dışındaki tüm bakır plaka çözülene kadar bekleyin. Ve size lazım olan hatlardan başka hiç bakır kalmayınca çıkartınız.

10- Bakır plaket üzerine baskı devre çıktıktan sonra bol suyla yıkayarak kurutulur. Kimyada asitlerle deney yaparken su kullanılır su bütün maddelerin çözücüsüdür. Bu nedenle her zaman yanınızda su bulunsun.

11- Kullanılan elemanların bacak kalınlıklarına göre, matkap ucu seçilir ve markalı yerler delinir.

12- Bakır hattın ters yüzüne elektronik elemanlar nereye yerleştirilecekse, yerleştirilir.

13- Lehimleme işlemleri kısa devre meydana gelmeyecek şekilde yapılır. Devreye gerilim vererek devre çalıştırılır. Ve böylece sizde tasarladığınız yada tasarlanan bir elektronik devreyi çalışır hale sokmuş oldunuz. Çalışmalarınızda size başarılar...

UYARI :Baskı devre çıkarırken asit bölümünde ( tuzruhu perhidrol karışımında) çok dikkatli olunmalıdır. Baskı devre çıkartırken karşılaşılacak tehlikelerden verdiğim bilgilerden dolayı mesul deyilim.

POZİTİF 20 İLE:

Pozitif 20 ile baskı devre çıkartırken gerekli malzemeler ;
* Bakır plaka
* Aydınger veya naylon
* Letraset, çini mürekkep
* Temizlik malzemesi
* Kıl testere
* NaOH
* FeCl3
* Ilık su
* Kurutma fırını
* Bozlandırma sistemi
* Matkap
* Karanlık oda


Devrede kullanılan elemanlar temin edilir. Elemanların boyutları çizimde ve montajda önemlidir. Kağıt üzerinde hatlar birbirini kesmeyecek şekilde ölçekli olarak baskı devresi çizilir Yerleşme planının tersi başka bir kağıda çizilir. Bu çizilen bakır plakete çıkacak olan baskı devre şemasıdır.

Baskı devre şeması ölçeğinde bakır pertinaksı ( plaket )kıl testere ile kesilir. Bakır plakanın üzerine pozitif 20 sürüleceği için yüzeyin yağdan tamamen arındırılmış olması gerekir. Bakır plakanın temizleyici madde kullanılarak nemli bir bezle kir, pas ve yağı gidene kadar yıkanır. Temizleme işlemi tamamlandıktan sonra musluğun altına tutulur. Kurulandıktan sonra parmak izi kalmamasına dikkat edilir.

Temizlenmiş, kurutulmuş bakır plakaya pozitif 20 atılması için karanlık odada çalışılır. Odanın aşırı karanlık değil de loş bir ışığa sahip olması tercih edilir. Pozitif 20 -10 C'lik bir ortamda saklanmalıdır. Aynı zamanda pozitif 20 ile baskı devreler hem düzgün , hem de kolay bir şekilde çıkar. Bakır plaka yatay fakat hafif eğimli olarak düzgün bir zemine konulur. Sprey 20cm mesafeden püskürtülür. Püskürme işlemi plakanın bir köşesinden başlayarak paralel şeritler halinde yapılmalı, plakanın her yerine aynı miktarda püskürmeye dikkat edilir. Püskürtme ile kaplama işlemi biter bitmez, plaka karanlık bir yere konulur. Plakanın üzerine toz konmaması için dikkat edilmelidir.

Pozitif 20 püskürtüldükten sonra plakanın kurutma işlemi hemen yapılmalıdır. Karanlık bir ortama bırakılan kart kendi imkanlarıyla normal olarak 24 saatte kurur. Fakat işlemlerin çabuk olması için kart ısı ayarlı fırında kurutulur. Fırın ısısının 70 C'ye ayarlanması gerekir. 20 dakikada kurur. 70 C'nin üzerindeki ısı ve 20 dakikanın üzerindeki süre karta zarar verir.

Bundan sonra yapılacak işlem potlandırmadır. Potlandırma işlemi karanlık odada yapılmalıdır. Daha önce aydınger veya naylon üzerine hazırlanan baskı devre cam yüzeyin üzerine şeffaf bir bantla tutturulur. Üzerine bakır plaket yatırılır.

Bundan sonra ışıkta bırakma süresi önemlidir. Işık kaynağını olarak çeşitli lambalar kullanılabilir. Işığa bırakma süresi lambanın cinsine ve plakaya olan uzaklığa bağlıdır. Potlandırmada dikkat edilmesi gereken bir noktada plaka lambanın altına konmadan önce 2-3 dakika beklenerek asıl etkiyi yapan ultraviole tam güçte emisyonu için zaman bırakmak, plakayı ışığın altına daha sonra koymaktır. Lamba cinsine göre potlandırma işlemi gerçekleştirilir

Lambanın plakaya olna uzaklığın ve poz süresinin ayarlanması ;

.
Kart üzerine baskı devre potlandırıldıktan sonra banyo işlemine geçilir. Banyo çözeltisi hassas bir şekilde hazırlandıktan sonra bakır tabakasının çözünmesi daha az hatalı olur. Bir litre suyun içerisine 7gr NaOH konulur. Banyo hazırlandıktan sonra potlandırılmış olan bakırlı plaka çözeltisinin içerisine atılır.500W 20 cm 3 dak 300W 25 cm 30-60 sn 2 yada 3 dakika sonra ışık gören yerlerin eriyerek dağıldığı gözlenir.

Letraset veya çini mürekkeple çizilen kısımların altında kalan kısımların ışık görmediği için olduğu gibi kalır. Şayet yeterli süre seçmesine rağmen hiçbir yer erimiyorsa, poz süresi yeterli olmamış demektir veya bunun aksi erimemesi gereken yerlerde eriyorsa, poz süresi fazla gelmiş demektir. Her iki durumda da çalışmaya devam edilmemeli bakır plaka asetonla temizlenip işe yeniden başlanmalıdır.

Bakır plaka belirlenen süre sonunda banyodan çıkarılmalı, bol su ile yıkanmalıdır. Bundan sonra plakayı artık karanlık odada tutmaya gerek yoktur. Sıra pozitif 20'nin banyoda erimiş olan kısımlarının altından gözüken bölgelerdeki bakırların yedirilmesi işlemine gelinir. Bunun içinde ayrı bir banyo hazırlanır.

En uygun banyo 100gr FeCl3 150gr Su 'dur. Bakır plaka hazırlanan çözeltinin içerisine atılarak 40-50 C'de ısıtılır. Işık almayan letrasetin altındaki bakır kısımların dışındaki tüm bakır tabaka gözükür. Plaka banyodan çıkarılarak bol su ile yıkanır. 9.) Son işlem olarak baskı devresi asetonla silinerek temizlenir. Kart matkapla delinir. Elektronik elemanlar dikkatli şekilde monte edilerek tasarım aşaması gerçekleştirilir.

SERİGRAFİ YÖNTEMİ:

İpek baskı yöntemi seri imalatlarda kullanılır bu yöntem için ;


* Bakır plaka
* Aydınger veya naylon
* Letraset,çini mürekkep
* Temizlik malzemesi
* Kıl testere
* Tahta üzerine iyice gerilmiş ipek
* Serisrol
* Hızlandırıcı
* Plastik veya karıştırıcı çubuk
* Rahle
* Pozlandırma masası
* Isıtıcı
* İpek üzerine konacak ağırlık
* Tazyikli su
* Matbaa mürekkebi
* Selilozik tiner
* Çamaşır suyu
* Baskı devre kabı
* Perhidrol
* Tuzruhu
* Matkap
* Karanlık ve loş oda




Malzemeler ve ortam temin edildikten sonra aşağıdaki elektronik flaşör devresini ipek baskı tekniği ile çıkaralım; Devrede kullanılacak elemanlar temin edilir. Elemanların boyutları yerleştirme planı ve yerleştirmede önemlidir. Kağıt üzerinde hatlar birbirini kesmeyecek şekilde ölçekli olarak baskı devresi çizilir. Çizilen baskı devre yerleştirme planıdır.

Yerleştirme planının tersi başka bir kağıda çizilir. Bu çizilen bakır plakete çıkacak olan baskı devredir. Pozlandırma masasını üzerine asetatta bulunan baskı devre yüzeyini bantla yapıştırırız. Çalışma odası karartılır. Bu ipek üzerine sürülecek karışım hazırlanır. Plastik kabın içerisine bir kahve fincanı ölçeğinde serisrol koyduğumuz serisrolün 1/10 ölçeğinde hızlandırıcı koyarak, çubukla karıştırırız.

Tahta çerçeve içerisine gerilmiş ipek üzerine hazırlanan karışım dökülür. Karışımı yayacağımız alan asetat üzerine çizilen baskı devre şemasının alanından biraz daha fazla olmalıdır. İpek üzerinde duran karışım rahle ile homojen bir şekilde yayılır. İpek karışımı her alanda eşit miktarda olmalıdır.Tahta çerçeve içerisinde bulunan ipeğe sürülen karışım, yine karanlık ortamda saç kurutma makinasıyla kurutulur.

İpek iyice kuruduktan sonra karışımlı kısım pozlandırma masası üzerine yapıştırılmış baskı devre şemasının üzerine yerleştirilir. Üzerine dışarıdan gelebilecek ışıkları engellemek için kitap, karbon vb. ağırlık konulur.

Pozlandırma işlemini yapabilmek için ultraviole ışık açılır. Poz süresi hazırlamış olduğumuz hızlandırıcı miktarına göre ayarlanır. Hızlandırıcı miktarı az ise poz süresi az, hızlandırıcı miktarı fazla ise poz süresinin fazla olması gerekir. Bu süre 2 dakika ile 5 dakika arasında değişir. Poz süresi aynı anda ışık şiddetinede bağlıdır.

Pozlandırma işleminden sonra ipeği bol tazyikli suyun altına tutarak iyice yıkanır. Bu anda bakır hatların olacağı kısımdaki karışım dökülecek diğer taraflar kalacaktır.

Işığı açarak, ipek kurutulur. Baskı devresi çıkacak şemanın ölçeğinde bakır plaket kıl testere ile kesilir. Temizlik maddeleri ile iyice temizlenir. İpek üzerine çıkardığımız baskı devre şemasını bakır plakete aktarabilmek için yeni bir karışım hazırlanır. Plastik kap içerisine bir kahve fincanı ölçeğinde matbaa mürekkebi konulur. İnceltmek için selülozik tiner katılır. Karışım homojen olarak iyice karıştırılır.

Bakır plaket ipek üzerindeki şemaya denk gelecek şekilde yerleştirilir. Karışımı yeterli miktarda dökerek rahle ile düzgün şekilde çekilir. Kart düzgün şekilde ipeğin altına alınır. İpek daha sonraki karışımlarda kullanılmak için hemen selilozik tinerle silinir.

Baskı devre çıkarma kabının içerisine bir perhidrol kapağı ölçekle perhidrol, dört ölçekte tuz ruhu atılır. Plaket hazırlanan eriğinin içerisine atılır. Devre şeması hatlarının dışındaki tüm bakır plaka çözülene kadar beklenir. Plaket çıktıktan sonra bol su ile yıkanır. Elemanların bacak kalınlıklarına göre, matkap ucu seçilir, markalı yerler delinir. Elemanlar yerleştirilir. Lehimleme işlemleri kısa devre meydana gelmeyecek şekilde dikkatlice yapılır. Devreye gerilim vererek devre çalıştırılır.

Baskı Devrelerinin Yapımı ;


Elektronik ile uğraşanlar arasında baskı devre kullanımı giderek zorunlu(!) hale gelmiştir. Çünkü bu durumda mekanik yapı ve elemanların yerleştirilmesi oldukça kolaylaşır. Baskı devreler "plaket" üzerine çizilerek oluşturulur. Plaket, başlangıçta 1-2 mm kalınlığında çıplak bir sert kağıt (pertinaks) veya epoksi plakadır.

Bu plaka üzerine bakır folyo serilir ve daha iyi tutsun diye özel bir reçine ile yapıştırılır. Bakır katın kalınlığı 35-70 µm kadardır. Bu şekilde bir veya iki yüzü bakırla kaplanmış plakalar elektronik malzemesi satıcılarında bulunur. Standart büyüklük Avrupa formatı'dır. (100mm x 160mm) ve plaketler bu büyüklüğün tam katları şeklinde kesilmiş olmalıdır. İşte bu malzeme, baskı devre yapımında esastır ve profesyonel baskı devre imalatçıları tarafından da hazır olarak alınmaktadır.

Baskı devre plaketlerinin hazırlanmasında en zor ve oyalayıcı adım, elde bulunan devre şeması veya deney düzeninden baskı devre planının elde edilmesidir; iletken yollar birbirini kesmelidir. Tabii iki yüzlü (hatta çok katlı) baskı devreler de hazırlanabilir. Karmaşık devrelerde, yolların en iyi durumunu bulmak için kurşun kalemle taslak hazırlamak kaçınılmazdır.

Çok basit devrelerde ise yollar aside dayanıklı bir kalem ile doğrudan bakır üzerine çizilebilir. Hatta, aşırı basit bir devrede plaket hazırlanmadan tamamen vazgeçilerek, delikli plakalar kullanılır.
Baskı devre hazırlamada kullanılan çok çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemlerden biri de başarılı sonuçlar veren pozitif-fotorezist yöntemidir.

Bu yöntemde saydam kağıt (Aydınger) üzerinden çini mürekkebi ile koyu ve tam örtücü olarak çizilmiş pozitif, yani bakır yolların siyah olduğu, bir film kullanılır. 90 g/m2 ağırlığında ve üzerinde 2.54 mm aralıklı çizgiler basılmış kareli Aydınger kağıdı en uygun malzemedir. Bu çizgilerin UV- ışığı geçirmeleri yani açık mavi renkli olmaları gerekir.

Koyu kısımların ışık geçirmezliğini sağlamak için genellikle bir taraftan çizmek yeterli olmamaktadır. Bu nedenle de aydıngerin iki yüzden boyanmasında fayda vardır. Çini mürekkeple çizim için yeterli deneyime sahip bulunmayanlar, Letraset benzeri çıkartmalar ve şeritler kullanabilirler. Bu yaprakların üzerinde çeşitli büyüklük ve kalınlıkta lehim adaları, yollar, köşeler ve semboller vardır.

Yolların ince olmasını gerektiren kalabalık ve karmaşık devrelerde baskı devre filmini tersten yapmak ve ışıklandırma sırasında çıkartmaların bulunduğu yüzün aşağıya gelmesini sağlamak gerekir. Yoksa, ışığın kenarlarda kıvrılması sonucu yollar incelebilir. Şimdi artık eldeki baskı devre planı bakır yüzey üzerine aktarılmalıdır. Yani yolları bırakıp geriye kalan bakırı sıyırmak için bir yol bulunmalıdır.

Bunun için bakır, aside dayanıklı ve ışığa duyarlı bir film ile kapanır. Bu film ışıklandırılıp banyo edildikten sonra açıkta kalan bakır kısımlar uygun aşındırıcı malzeme ile çözülebilir. Bakır yüzey pozitif 20 ile kaplanmadan önce bir mekanik temizleme tozu yardımıyla yağ ve asitlerden arındırılmalıdır. Temizlikten sonra temizleme maddesi su ile akıtılır

Bakır üzerinden yekpare bir su filmi oluşması yüzeyin temizliğinin göstergesidir. Fotorezist-lak ın bakır üzerinde her tarafa eşit dağılması için plaket tamamen kurutulmalıdır. Ya da bez yerine saç kurutma makinesi kullanılması atıklar bırakmadığından daha uygundur. Ancak bakırı fazla ısıtıp bozmamak için arada 20 cm.lik bir uzaklık bırakılmalıdır. Sprey şeklindeki lak'ın sıkılması gün ışığında gerçekleştirilebilir. Ancak lak UV- ışığa duyarlı olduğundan, doğrudan güneş ışığını görmesi engellenmelidir.

Sprey 20 cm kadar uzaklıktan yatay olarak duran plaket üzerinde sanki bir yılanın yolu çiziliyormuş gibi sıkılmalıdır. Bu şekilde oluşan filmin kurutulması karanlıkta yapılacaktır. Kurutma işlemi oda sıcaklığında 24 saat sürer, bu da tabii çok uzun bir süredir. Bir fırın kullanılırsa işlem süresi çok kısalır. Lak ile kaplanmış plaket soğuk fırının içine konur ve sıcaklık yavaş olarak 70 şC' ye çıkarılır, 30 -45 dakika sonra lak kurumuştur ve ışıklandırmaya hazırdır. Kurutma daha yüksek sıcaklıkta ve /veya daha uzun süre yapılırsa , lak pişer ve ışığa duyarlılığı kaybolur.

Işıklandırma için hazırlanmış olan baskı devre filmi plaketin lak'lı yüzüne konur. Filmin tamamen yapışması için de 2 mm kalınlığında bir cam parçası kullanılır. En uygun ışık kaynağı UV- ampulü, örneğin cıva buharlı ampul veya yapay güneş ışığı ampuludur.

Pozitif 20'nin duyarlı olduğu ışığın dalga boyu üretici verilerine göre 360-410 nm arasındadır. Lamba ile ışıklandırılan plaket arasındaki uzaklık 25- 30 cm, ışıklandırma süresi ise lambanın gücü ve lak kalınlığına göre 1-5 dakika arasında olmalıdır.

En iyi değer bir çok deneme sonucu elde edilir ve her zaman aynı kalınlıkta kaplama yapılmasına dikkat edilerek, bulunmuş olan bu değer kullanılır. İlk defa baskı devre yapan birisi için banyo işlemi en heyecanlı adımdır. 7gram NaOH bir litre su içinde tamamen çözülür. Bu orana dikkat edilmesi gerekir. Konsantrasyon fazla olursa ışık görmemiş yerlerde çözülür.

Banyo sıvısı plaketin üstünü tamamen örtmelidir. Çözelti aynen film banyosunda olduğu gibi yavaşça hareket ettirilir, böylece plaketin üzerine her zaman temiz banyo sıvısı gelir ve çözülmüş parçalar uzaklaşır. 2-3 dakika içinde "resim" ortaya çıkmalıdır, eğer hala bir şey gözükmüyorsa ışıklandırma çok kısa olmuş demektir. Her şey yolunda ise bakır yüzey üzerinde koyu renkli yollar ortaya çıkar.

Banyo bitiminde plaket su ile iyice yıkanarak NaOH'tan temizlenmelidir. Banyo sıvısı ile temas ederseniz, temas yerini hemen bol su ile yıkamalısınız. Eğer bu işlemler sırasında yanınızda limon veya sirke bulundurursanız, asit içeren bu madde ile NaOH' ı nötralize ederek etkisini giderebilirsiniz. Şimdi artık sıra açıkta kalan bakırın yedirilmesine gelmiştir. Pozitif 20 kullanıla gelen asitli banyolara dayanıklı olduğundan, demir III klorür,amonyumpersulfat ve krom asidine baş vurulabilir.

Bu banyolar %30-40 konsantrasyonlu olarak hazırlanırlar ve bir ısıtıcı üzerinde 40 -50 ºC sıcaklıkta tutulurlar. Banyo kabı olarak metal kap kullanılmaz, ısıya dayanıklı cam tencereler(pyrex) işinizi görür. Aşındırıcı banyoyu ille de kendileri hazırlamak isteyen şu reçeteyi kullanabilirler:

7 kısım %35 tuz ruhu 1 kısım %30 hidrojenperoksit 25 kısım su Bu karışımın çok keskin bir kokusu vardır. Ve biraz dumanlıdır. Aşındırma etkisi çok kuvvetli olduğundan dikkatle kullanılmalıdır. Acemi olanlar, işlem daha yavaş sürdüğünden, ilk sözü edilen maddelerle çalışmalıdırlar.

Karışımın reçetede verilenden daha konsantre olmamasına dikkat edilmelidir, yoksa banyoda kısa süreli bir köpürmeden sonra elinizde sadece pertinaks plakası kalır. Karışım sırası da yukarıdaki listeye uygun ve sondan başa doğru olmalıdır. Yoksa tersi yapılıp ta su asit içerisine içine boca edilirse, karışım kaynayıp etrafa sıçrar. Yedirme işleminden sonra plaket.

Üzerinde hiç hiçbir artık kalmayacak şekilde akan su altında durulanır. İletken yollar üzerinde hala aside dayanıklı olan lak bulunmaktadır. Bu kat da Aseton veya Nitro Verdünner ile kaldırılabilir.

Artık açıkta kalmış olan ve uzun süre dayanmasını istediğiniz bakır kısımların koruyucu lehim lakı ile kaplanması gerekir. Hazır laklar kullanılabileceği gibi alkol veya tiner içinde eritilmiş reçine de işimizi görür. Baskı devre şimdi deliklerin delinmesi ve elemanların yerleştirilmesine hazırdır

Foto Dirençler

Yapısı :

Foto dirençler optik devre tasarımlarında kullanılan en popüler devre elemanlarında biridir. Çalışma mantığı itibari ile normal bir ayarlı dirençten farklı değildir ancak değeri üzerindeki herhangi bir mekanik ayar ile değil, aldığı ışığın şiddetine göre değişir. Foto dirençler LDR (Light Dependent Resistance) olarak adlandırılır. Çalışma mantığı çok basittir. Üzerine herhangi bir ışık almadığı sürece direnci çok yüksektir (10 Mohm). Uygulanan ışık şiddeti arttıkça bu dirençte düşer (75-300 Ohm).

Alttaki resimde fotodirencin devre çizimlerinde kullanılan sembolü görünmektedir.


Sağlamlık Kontrolü :

Herhangi bir devreye ihtiyaç duymadan doğrudan ölçü aletinin Ohm metre kısmı kullanılarak sağlamlık kontrolü yapılabilir. Ohm Metre foto direncin uçlarına yön farketmeksizin bağlanıp ışığa tutulduğunda ışığın şiddeti arttıkça değeri düşer. Işık alan pencere tam olarak kapatıldığında hemen hemen açık devre gösterir yani iç direnç maximum değere (10 Mohm ve üzeri) ulaşmıştır. Ölçüm esnasında foto direnç bunların haricinde bir davranış gösteriyorsa arızalıdır.

Foto Diodlar

Yapısı :

Foto diodlar normal diodlar gibidir ancak iletken olma durumlarını ışık şiddetine göre azaltır veya arttırırlar. Normal diodların aksine devreye ters yönde bağlanırlar.

Sağlamlık Kontrolü :

Ohm metrenin X1 kademesinde siyah uç katoda, kırmızı uç anoda bağlanır. Üzerine uygulanan ışığın şiddeti arttıkça düşük direnç, ışığın şiddeti azaldıkça yüksek direnç gösteriyorsa foto diyot sağlamdır.

Foto Transistörler

Yapısı :

Normal transistörlerden tek farkı base ucundan yapılan tetiklemenin ışık şiddeti ile yapılmasıdır. Yine normal transistörler gibi bir base ucu vardır ve istenirse bu uç kullanılarak da tetiklenebilir. Devreye normal bir transistör gibi bağlanır ancak normal şartlarda base ucu kullanılmaz. Tetikleme işlemi, üzerindeki merceğe ışık uygulanarak yapılır. Uygulanan ışığın şiddetine göre Emiter-Kollektör arası iç direnç değişir ve yükün akımı kontrol edilebilir. Işık şiddeti arttıkça Emiter-Kollektör arası iç direnç düşer. Foto transistörler kızıl ötesi (Infra Red) ışınlara daha hassas olduğu için genellikle ışık kaynağı olarak kızıl ötesi (Infra Red) led'ler ile birlikte kullanılır.

Diğer tüm özellikleri ve sağlamlık kontrolü normal transistörlerde olduğu gibidir.

Tristör ve Ölçümleri

Yapısı :

Tristörler üzerinden sadece bir yönde akım geçmesini sağlayan yarı iletken bir devre elemanıdır. PNPN yapıdadır ve üzerinde üç adet uç bulunur. Bunlar katot, anot ve gate (tetikleme) uçlarıdır. İletken olduğu anda üzerindeki akımı katotdan anoda doğru geçirir. Gate ucu ise tristörün iletime geçirilmesi için kullanılır. Eğer tristör katot gate'li ise pozitif gerilim ile tetiklenir. Anot gate'li tristörler ise katoda göre daha negatif bir gerilim verildiğinden tetiklenirler.

Sağlamlık Kontrolü :

Tristörler ölçü alaetleri ile ölçülebileceği gibi basit bir tristör kontrol devresi ilede ölçülebilir. Öncelikle bu şekilde yapılacak kontrol için gerekli yöntemi ve devre şemasını vermek istiyorum.

Devrede yük olarak 12V ampül kullanılmıştır. S1 anahtarı kapatıldığında devreye 12V DC verilmiş olur ancak tristör henüz iletken değildir ve lamba yanmaz. S2 anahtarı kapatıldığında 1 Kohm'luk direnç ile düşürülen ve gate tetiklemesi olarak kullanılacak olan pozitif gerilim tristörün gate ucuna uygulanır. Bu durmda tristör gerekli tetikleme sinyalini aldığından iletime geçecek ve yük üzerinden akımın akmasına izin verecektir. Şu anda lamba yanmaktadır. Artık S2 anahtarı açılsa bile tristör iletimde kalmaya devam edecektir. Tristörü iletimden çıkarmak için S1 anahtarı açılarak devre gerilimi kesilmelidir. S1 anahtarı tekrar kapatıldığında lamba yine yanmayacaktır çünkü gate ucundan tetikleme voltajı veren S2 anahtarı açıktır. Eğer burada bahsedilenler doğru olarak gerçekleşiyorsa tristör sağlamdır.

S1 anahtarı kapatılır kapatılmaz lamba yanıyorsa veya gate ucuna tetikleme sinyali verildiği halde lamba yanmıyorsa tristör arızalı demektir.

Bu devrede 12V DC yerine 12V AC kullanılmış olsaydı S1 anahtarı kapatıldığında lamba yine yanmayacaktı ve S2 anahtarı kapatıldığında lamba yanacaktı ancak burada bir fark var; S2 anahtarı açıldığı anda lamba sönecektir çünkü AC akımın ilk negatif palsinde tristör iletkenliğini kaybedecektir. Lambanın sürekli yanması için S2 anahtarının da sürekli kapalı kalması gerekmektedir. AC akım kullanıldığında tristör AC akımın sadece pozitif palslerde iletime geçeceğinden lamba DC akım kullanılan devreye göre daha sönük yanacaktır.

İkinci yöntem olan ölçü aleti kullanarak tristörü ölçmek için ölçülecek bir tristör ve bir Ohm Metreye ihtiyaç vardır. Ölçü aleti X1 konumuna alınarak siyah ucu tristörün anoduna bağlanır. Kırmızı uç ise katoda bağlanır. Bu durumda ölçü aletinde herhangi bir değer okunmaması gerekir. Eğer düşük bir direnç veya kısa devre gözleniyorsa tristörün anot-katot arası kısa devre olmuş demektir ki bu da tristörün arızalı olduğunu gösterir. Eğer bu ölçümde bir hata yoksa şimdi sıra gate ucunun sağlamlığını ölçmeye geldi. Kırmızı ve siyah uçlar tristöre bağlı iken siyah uç anotdan ayrılmadan aynı anda gate ucuna değdirildiğinde tristör tetiklenmiş olur ve ölçü aletinde çok düşük bir direnç hatta kısa devre görülür. Bu durumda tristör tetiklenmiştir, anot-katot arası iletken olmuştur ve gate ucu sağlamdır. Şimdi gate ucuna değdirilen siyah uc ayrılır ve ölçü aletinde hala aynı sapmanın olduğu görülür. Bu da tristörün bir kez tetiklendikten sonra tetikleme kesilse bile iletimde kaldığını gösterir. Eğer gate ucu ayrıldığında ölçü aletide yüksek bir direnç veya açık devre gösteriyorsa tritör arızalıdır veya gate ucu değdirildiği halde ölçü aletinde bir sapma olmuyorsa tristör yine arızalıdır.

Ölçü aletinin siyah ucu tristörün gate ucuna kırmızı ucuda katoda bağlandığında çok düşük bir direnç (40 Ohm civarında) okunmalı. Uçlar tes çevrildiğinde ise maximum direnç (açık devre) okunmalı. Ayrıca Anot-Gate ve Anot-Katot ölçümleri her iki yönde de maximum direnç (açık devre) göstermelidir.

LED

Yapısı :

Led'ler (Light Emiting Diode) yani ışık yayan diyotlar yapı itibari ile elektrik enerjisini ışığa çeviren kimyasal maddelerden oluşurlar. Kullanılan kimyasal maddedin türüne göre farklı renkte ışık verirler. Örneğin galyum fosfid kullanlan LED'ler yeşil ışık verir. Galyum fosfid'e oksijen ve çinko karıştırılarak yapılan LED'ler kırmızı ışık verir. Bunun yanında Galyum arsenid kullanılarak yapılan led'ler ise kızıl ötesi ışık verirler. Led'lerin çalışma voltajları içinde kullanılan maddeye göre değişiklik gösterir. Kızıl ötesi ışık veren bir led'in çalışma voltajı 1.4V iken yeşil ışık veren led'in çalışma voltajı 2.26V'dur.

Led'lerin bu çalışma gerilimi aşıldığında içindeki kimyasal maddenin gireceği reaksiyondan dolayı led bozulur. Bu yüzden çalışma gerilimini aşan bir voltaj uygulanacağı zaman uygun bir direnç ile led korunmalıdır.

Led'ler genellikle endüstriyel ve amatör elektronik alanında ikaz ve görsel efektler amacıyla kullanılır. Ayrıca led'ler hem DC hemde AC gerilim ile çalışabilir.

Alttaki resimde LED'in devre çizimlerinde kullanılan sembolü görünmektedir.

Sağlamlık Kontrolü :

Ohm metrenin içindeki pil kullanılarak led'lerin sağlamlık kontrolü yapılabilir. Genellikle yeni bir led'de uzun bacak anot (+), kısa bacak katot (-) ucudur. Ohm metrenin kırmızı ucu katoda, siyah ucu anoda bağlandığında led'in ışık vermesi gerekir.

Infra Led

Yapısı :

Yapı itibariyle tamamen normal led'ler gibidir ancak tek farkı yaydığı ışığın insan gözüyle görülemeyecek bir frekans bandında olmasıdır. Yaklaşık 1.5V ile çalışır ve genellikle Foto transistörlerin ışık kaynağı olarak kullanılır.

Sağlamlık Kontrolü :

İnsan gözünün göremeyeciği bir ışık yaydığı için ohm metre ile Led'lerde olduğu gibi görsel bir ölçüm yapılamaz. Bunun yerine normal diyotlar gibi ölçülür. Ölçüm uçlarının bir yönünde açık devre diğer yönünde ise düşük direnç göstermelidir

Termistör

Yapisi :

Termistör isi ile direncini degistiren bir dirençtir. Aynen foto dirençlerde oldugu gibi termistöre bünyesine uygulanan isiya göre direncini degistirir.

Termistörler iki çesittir;
1. NTC (Negative Temperature Coefficient); Negatif isi katsayili termistördür. Isindikça direnci azalir, sogudukca direnci artar.
2. PTC (Positive Temperature Coefficient); Pozitif isi katsayili termistördür. Isindikça direnci artar, sogudukca direnci azalir.

Termistörler foto dirençlerin kullanildigi tüm devrelerde kullanilabilir. Bu durumda devre yaptigi isi isik siddetinin degismesi ile degilde isinin degismesi ile gerçeklestirir.

Saglamlik Kontrolü :

Ohm metre X 100 konumuna alinir ve uçlar yön farketmeksizin termistöre baglanir ve termistör isitilir. Eger termistör PTC ise direnci yükselir, NTC ise direnci azalir. Bu sekilde davranan bir termistör saglam demektir.

Triyak ve Ölçümleri

Yapısı :

Triyak bir Alternatif Akım (AC) anahtarıdır. AC akımda her iki yönde de iletkendir. Gate ucuna verilecek DC veya AC tetikleme sinyali ile iletime geçebilir. Ana uçlar arasındaki AC akım yön değiştirirken gerilimin sıfır olduğu anda triyak yalıtkan duruma geçer. Triyak'ın devamlı iletimde kalabilmesi için sürekli tetikleme sinyali verilmeli veya AC akımın her yön değiştirdiği anda tekrar tetiklenmelidir.

Triyak'ın hem DC hemde AC akımla tetiklenebildiğinden bahsetmiştik. Eğer DC akım ile tetiklenirse -ki DC akımın artı (+) veya eksi (-) olması farketmez- tetikleme akımı var olduğu sürece triyak iletkendir. Tetikleme akımı kesildiğinde iletimini kaybeder. AC akım ile tetklendiğinde ise; bilndiği üzere AC akım sinüsoidal bir akımdır yani frekansına bağlı olarak saniyede belirli aralıklarla bir sinüs dalgası çizer. İşte bu sinüs dalgasının pozitif ve negatif alternanslarında triyak iletkendir ancak sinüs dalgasının sıfır olduğu anlarda triyak yalıtkandır.

Triyak çok düşük bir gate akımı ile saniyenin binde birinde iletime geçer ve üzerinden büyük akımlar geçirebilir. Bu yüzden çok küçük akımlarla büyük akım gerektiren yüklerin kontrolünde kullanılabildiği gibi AC akımların DC akımlarla kontrol edilebilmesinide sağlar yani AC akım, DC akım ile çalışan transistörlü devreler tarafından kontrol edilebilir.

Aslında triyak'lar iç yapı olarak birbirine ters bağlı iki tristör'den başka bir şey değildir. Yapılan bu özel bağlantı ile AC akımın her iki yönünde de bir tristör iletime geçerek triyak'ın sürekli iletken olması sağlanır. Triyaklarda A2 ucu daima yükün bağlandığı uçtur. Aşağıdaki şekilde triyak'ın devre şemalarında kullanılan sembolü ve iki tristör kullanılarak yapılan eşdeğer devre şeması görülmektedir.

Sağlamlık Kontrolü :

Yine tristör'de olduğu gibi triyak da hem ölçü aleti ile hemde basit bir devre ile kontrol edilebilir. Ancak ölçü aleti ile yapılan kontrol ölçü aletinin içindeki pil kullanılarak yapıldığından triyak'ın yüksek gerilimlerde doğru çalışıp çalışmayacağı konusunda tam bir fikir vermez. En iyi ölçüm triyak'ın kullanım amacına uygun basit bir devre ile yapılabilir.

Öncelikle ölçü aleti ile yapılabilecek kontrolü anlatma istiyorum; Ölçü aleti Ohm metre konumunda X1 kademesine alınır. Triyak'ın Gate ve A1 uçları her iki yönde de minimum direnç (40-60 ohm) göstermelidir. Ayrıca A2 ve Gate uçları ile A2 ve A1 uçları her iki yönde de maximum (açık devre) direnç gösteriyorsa triyak sağlamdır.

Devre kullanılarak ölçüm yapmak için gereken basit bir devre şeması şekilde görülmektedir. Bu devrede gate ucuna DC 12V (artı veya eksi) verildiği sürece triyak'ın iletimde kalması, tetikleme kesildiği anda ise iletimden çıkması gerekir. Eğer tetikleme için AC akım kullanılırsa yine tetikleme sinyali olduğu sürece triyak iletimde kalacaktır ancak burada AC akımı oluşturan sinüs dalganın sıfır değerine ulaştığı anlarda triyak çok kısa bir süre (bu süre AC akımın frekansına göre değişir) yalıtkan olacaktır. Sinüs dalganın pozitif ve negatif alternanslarında ise iletken olacaktır.